21 Mayıs 2014 Çarşamba

Ve bu sırada başka dünyalarda…

Ülkemizin ağır gündemi kara delik misali herşeyi yutup öğütürken dünya dört bir koldan yeni çağın nimetlerini refaha çevirmenin heyecanını yaşamakta

Üzerinde bulunduğumuz coğrafyanın azizliği midir yoksa yetmiş iki buçuk millet olmanın nimetleri yerine külfetlerine odaklandığımızdan mıdır bilinmez, Türkiye’de 21. yüzyılın gelişen dinamiklerine ilişkin iki kelam etmek, analiz yapmak vs. giderek çok lüks ve işlevsiz bir eylem haline geliyor. Örneğin geçtiğimiz hafta yaşadığımız Soma’daki elim maden faciası sürecinde yaşadıklarımıza bakınca değil 21. yüzyıl, 19. yüzyıl Sanayii Çağı’nın teknolojik, ekonomik ve toplumsal gereklerini bile yerine getirmekte zorlanan bir ülkede olduğunuzu hüzünle fark ediyorsunuz.

Yetmiyor, Türkiye’nin en köklü ve yenilikçi İnternet girişimlerinden Ekşi Sözlük’ün kurucusu Sedat Kapanoğlu’nun sözlükte yazdığı bir yorum nedeniyle 10 ay hapis cezası aldığını öğreniyorsunuz ve “dünyanın en hızlı büyüyen iş ortamı İnternet üzerinde girişim yapmak için çabalayan insanlarımız bile türlü zorluklarla karşılaşırken bu konunda dünyaya nasıl entegre olacağız ve ekonomimize can suyu olacak ülke dışı sermaye ve yatırımları nasıl çekeceğiz, ülkenin iş istihdamını İnternet’e bağlı mesleklerle nasıl büyütceğiz?” şeklinde anlamını yitirmiş bir soru soruyorsunuz kendi kendinize.

İç sıkıntısıyla yerel gündemden biraz uzaklaşıp küresel gündeme göz attığınızda ise, bambaşka ve aksi istikamete yol alan bir dünya ile karşılaşıyorsunuz. Siber dünyanın fırsatlarına odaklanan kişi, kurum ve ülkelerin 21. yüzyılın refah toplumuna doğru yol aldığını ve alınan olumlu sonuçlarında etkisiyle motivasyonun ve bu alana yapılan yatırımların da giderek daha fazla teşvik edildiğini ve bu sayede geniş kitlelerin katılımıyla toplumsal kalkınmanın zirvelerine yol aldığını, gıpta ve kederle izliyorsunuz. Bakn, kısa bir ufuk turunda bile şöyle 2 önemli gelişme çıktı karşıma;

* Londra Metrosu’nun işletmecisi TFL’nin, metro ağı kapsamında kullanılan tüm komuta ve kontrol sistemlerini akıllı sensörlerle donatarak metro sistemini “%30 daha az maliyetle maksümum hizmet ve güvenlik” aşamasına taşıyacak bir projeye imza atmış. Londra’yı “akıllı şehir” yapma büyük planının bir parçası olan söz konusu proje sayesinde, metro hatlarındaki tüm gelişmeler hem anında görülebilecek hem de daha önce öngörülemeyen arıza, kaza vb. olayların çözüm senaryo ve önlemleri, olay vuku bulmadan önce hesaplanarak otomatik olarak devreye girecek.

Kenti “internet of things” kavramıyla bütünleştirecek projeye Londralılar’ın da yaratıcı fikir ve yazılımlarıyla katılabilmeleri için bir “açık sistem uygulama geliştirme platformu” planlanmış.

*  Bir diğer ilginç gelişme ise Çin’de; 2013 sonu itibarıyla ulaştığı yıllık 248 milyar dolarlık iş hacmi ve 6 milyar dolar komisyon geliriyle dünyanın en büyük şirketler arası (b2b) e-ticaret ağı AliBaba, Wall Street’e halka arz başvurusu yapmış. Çinli İngilizce öğretmeni olan Jack Ma’nın 1999 yılında kurduğu İnternet girişimini, bürokrasiye yönelik ağır eleştirilerine rağmen, ilginçtir, Çin Hükümeti başından beri destekliyor. Neden mi? AliBaba sayesinde Çinli üreticileri yerlerinden bile kıpırdamadan dış pazarlara açılmasını sağladığı için. Şirketin Çin ekonomisine sağladığı büyük katkılar, bugünlerde ülkede en çok konuşulan konuların başında ve Çin Hükümeti (bile), bunu bir başarı öyküsü olarak halkın gündemine sunup, ülkede İnternet girişimlerini teşvik etmeye çalışıyor.

Amerika, Avrupa, Asya hatta Latin Amerika ve Afrika, kısacası dünyanın dört bir yanında ilgi alanlarıma ilişkin bir sürü güzel gelişme var; Ülkemde ise hüzün, keder, öfke ve bıkkınlık…

Soma’da ölen madencilerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ise sabır ve başsağlığı diliyorum. Sedat Kapanoğlu’na da geçmiş olsun!

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder